Pazar, Aralık 21, 2008

Terkettiğin düsler

"lida dai dai hua jiao nang seo yarışmaı" hızla ilerlerken "lida dai dai hua jiao nang seo yarışması" kadar önemli olan hislerimi karışık olaylarla yaşatma kararı aldım ve içimi döktüm işte lida dai dai hua jiao nang seo yarışması hızla ilerken yazdıklarım.


Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması ve mcloft'un terkettiği düşler

Bu kez anladım.Emre aydın’ın bu mükemmel parçasını dinliyorum şuan ve içimde karışık duygular ortaya çıkıyor.Bunun sebebi can sıkıntısı aslında.İnsanların geçmişlerinden bazen pişman olmalarını doğru buluyorum ama genel anlamda geçmişe duyulan pişmanlıklar saçma geliyor.Benim elbetteki geçmişe dair keşke yapmasaydım dediğim olay var ve bu tek bir olay.

“İlk kez sevgilimi aldatmaktan” pişman oldum hayatımda.Beni bilenler benim için hayatta pişmanlık duygusunun değersiz olduğunu ve hayatı denizdeki dalgadan daha çok dalga ya aldığımı bilirler.Ama bu pişmanlık ciddi anlamda bir pişmanlık.Aslında bunu en iyi canan bilir nedeni de her sorununda artık hayatı takma derim.Ama hayatımda bana pişmanlık yaratan tek olayın gerçekten acı verdiğini ve hala daha çoğu zaman canımı yaktığımı asla sözcüklerle anlatamam.

Emre Aydın’ın tüm parçalarında kendimi çok kötü hissederim adam resmen beni tanımadan bana itafen parçalar yapmış gibi.”Bu kez anladım kuru dallardan yapma bir köprüden geçiyorum, ben ordaydım erbabı yanlızlıklar yutan kentler biliyorum” bu söz ile benim hayatımın yıkıldığı acı yanlızlığımın ve acılarla dolu aşk acımın düşürdüğü durum işte buydu.Emineyle 4.5 ay ayrı kaldığımda hislerimin yoksunluğu , hislerimin ve beynimin farklı sesleri.Beynim benim en az değer verdiğim organıdır.Oha! diyeceksiniz biliyorum ama beynim hiç bir zaman bana doğru yolu göstermiyor yada bana öyle geliyor benim için kalbimin sesi daha önemli.-Canan sakın oradan çıkıpda kalpsizsin deme öldürürüm seni (: -

Pardon bu yazıyı okuyan herkesten özür dileyerek konu başlığıyla yazının alakası yok gibi ama aslında tüm nokta yazının başlığıyla burada kesişiyor.Hayatınızda kararlar alırken ilerde keşke bunu yapmasaydım diyecekseniz , kimi zamanlar da bile aklınızdan bu geçecekse eğer en doğru düşüncenizi yapmayı deneyin.İnsanların duyacakları ufak pişmanlıklar bile içlerini acıtabilir.Eğer benim gibi hayatınızda sadece 1 şeyden pişman olduysanız aslında yaşam konusunda doğru yoldasınız ama benim yaptığım gibi bir pişmanlıksa tamamen batmışta olabilirsiniz ben sevdiğime , sevgilime o kadar hata yapmama rağmen kavuştum ama herkes benim kadar şanslı olmayabilir.

“Son bir defa dokunun ruhuna dilinden kalbine apaçık bir muhtıra zamana bırakma bizi vücutlara böler kalbimizi” Gripin ne de güzel söylemiş.. Aslında şuan ne yazdığımı bilmeden apaçık yada kapalı birşeyler yazıyorum biliyorumki bu yazı sadece benim için değerli çünkü insanlar kendi emekleri dışında hiç bir şeye değer vermeyi bilmezler , bir çok forumda yada internet ortamında “emeğe saygı” diye ortaya çıkarılan sözcüğün gerçek hayatında kimse tarafında takdir görmeyen insanların , sanal ortamda tanımadıkları insanlardan beklentileriyle egolarını tatmin ederek özgüvenlerini kazanmaları adına çıkarılmış bir olgudur kanımca.

Yazı uzadıkça saçmalamaya başladım biliyorum ama bu yazıyı kısa kesmek gibi bir niyetim yok zaten insanların okuması değil amacım benim hislerimi dışarıya dökmem buradaki olay.Hiç içinize kapanmaktan sıkıldınız mı ? yada sizleri dinlemeyen insanlardan sıkıldınız mı ?Eminim insanlığın yüzde 90′ı sıkılmıştır bundan ve yine eminimki her zaman birileri onların önüne geçtiği için agresif yapıya bürünmüşlerdir.Benim başıma da böyle olaylar geliyor yeri geldiğinde agresif oluyorum yeri geldiğinde duygusal yeri geldiğinde kıskanç.Sevgilim biliyor ne kadar kıskanç ve ne kadar agresif olduğumu.Bir arkadaşını kıskandığım için ya o ya ben demişliğim bile olmuştur.Bunu diyen sadece ben değilimdir ve her zaman benim gibi çıkıntılar vardır.Ne olursa olun kendinizle alay edebilin bu kendinizle barışık olduğunuzu gösterir ve her zaman mutluluğun en küçük ve etkili anahtarıdır.

“yel eserse kırmaz dişimi kalp körse görmez bişeyi” sagopa kajmer’den bir anektod alalım yel belki dişinize bedeninize etki etmez ama kalbiniz , aşkınız her zaman sizin çok şeyi değiştirebilir hayatınızı karartabilirde , aydınlatabilirde.

Oha bu kadar yazımı yazılır be diyorsanız -dakikada 65 kelime yazabiliyorum klavyede buda ortalama 325 tuşa basmak anlamına geliyor o yüzden siz dert etmeyin :) okuyun geçin..